English Russian French Chinese Simplified German Spain Italian Dutch Portuguese Japanese Korean Arabic

!f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat]

14 Şubat’ta film gösterimlerine başlayan 12.İstanbul Uluslararası Bağımsız Film Festivali tüm enerjisiyle devam ediyor.
Filmlerin yanı sıra birçok müzik etkinlikleri de Festival kapsamında düzenleniyor.
İlk olarak 15 Şubat günü sizlere film duyurularını yapmıştık. Bugün ise filmler biraz geç başladığı için konuyu da geç açmış olduk.

Filmler hangi sinemalarda oynuyor soruları mail olarak bizlere sık sık gelmekte. Hangi sinemada oynadığını paylaştığımız film videolarının altında görebilirsiniz.
Birkez daha duyuru yapmakta fayda var. Filmler, Fitaş Beyoğlu, İstinyePark ve Caddebostan Budak sinema merkezlerinde oynamaktadır.

JASON BECKER: HENÜZ ÖLMEDİ – 2012 İNGİLTERE

Gitar virtüözü Jason Becker, henüz on dokuz yaşındayken uluslararası üne sahip bir rock müziyeni oldu. Çok kısa bir süre sonra da, onu hareket edemez ve konuşamaz kılacak, ölümcül Lou Gehrig hastalığıyla teşhis edildi ve ona dört-beş yıllık bir ömür biçildi. Yirmi iki yıl sonra hala hayatta ve yeniden müzik yapıyor! Onu bedenine hapseden hastalık, zihnindeki ve ruhundaki müziği susturamadı. Üzerine titreyen ailesi ve yakınları da inanılmaz bir yöntemle, Becker’in sesini, göz hareketlerine duyarlı bir bilgisayar sistemiyle, tekrar duyurabilmesini sağladı. Bu kısa özet, bütün filmi ağlamaktan helak olarak izleyeceğiniz izlenimini verebilir. Ama öyle olmayacak. Jason için üzüleceğiniz bir an bile yok. Jason buna izin vermiyor. Ama filmin her saniyesi ilham veriyor ve sürekli artan bir hayranlık uyandırıyor. Hem adama, hem de ailesine.

FESTİVALLER

2012 Calgary People’s Choice, Cinequest Jüri Özel, Hamptons Golden Starfish Ödülleri 2012 Cinequest, Full Frame, Chicago, Athens, Raindance, HOT DOCS

İSTANBUL: 18 Şubat (19.00) / Fitaş

AURORA (KAYBOLAN DALGALAR) – 2012- LİTVANYA BELÇİKA FRANSA

Yapay ağ transferi üzerine bilimsel bir çalışmada yer alan Lukas, komadaki bir hastanın bilincine girebilmek için sensörlerle kaplanarak sıvı dolu bir tankın içine girmektedir. İlk başlarda tek gördüğü şey sinirsel ağ yolları ve elektrokimyasal iletilerin birbiriyle çarpışmasıdır. Ancak, yavaş yavaş berraklaşan görüntüler bu dünyada yaşayan çok güzel bir kadının varlığını ortaya çıkarır. Kimdir bu kadın? Deneyimlediği, yakınlığını ve tinselliğini gerçekmiş gibi hissettiği şey gerçekten bu kadının bilinci midir? Yoksa kendi deneyiminin yarattığı sanrının bir parçası mıdır? Kristina Buožyte’nin çok basit bir fikirden yola çıkan ve gerçeküstü atmosferiyle dikkat çeken filmi, akla varoluşun karmaşıklığıyla ilgili önemli sorular getiriyor. Aşkın ve tutkunun görsel koreografisini ustaca inşaa eden Kaybolan Dalgalar şimdiden topladığı bir çok ödülle bilimkurgu dalında senenin en çok dikkat çeken çıkışlarından!

FESTİVALLER

2012 Karlovy Vary Special Jury Mention, Fantastic Fest Best Picture & Best Director 2012 Karlovy Vary, Lund Fantastisk, Kaohsiung

İSTANBUL: 18 Şubat (19.30)

SAFETY NOT FUARANTEED (ZAMAN YOLCULARI) – 2012 ABD

Seattle’da üç dergi çalışanı olağandışı bir gazete ilanıyla karşılaşır. Gazetecilikten gelen şüphecilikleri onları bu ilanın ardındaki haberin peşine düşürür. Çok geçmeden, tuhaf ve gizemli bir karakter olan Kenneth’in izini sürmeye başlamışlardır. Süpermarkette çalışan ve paranoyak eğilimleri hat safhada olan Kenneth, zaman yolculuğunun sırrını çözdüğünü iddia etmektedir. Hatta çok yakın zamanda yeni bir yolculuğa çıkmak üzere hazırlık yapmaktadır. Özünde çok sade ve samimi bir karakter çalışması olan film, bilimkurgu anlatısını ve dramatik yapısını da boşlamıyor. Küçük Gün Işığım’ın (2006) yapımcılarından, zaman yolculuğu filmlerinin klişelerini altüst eden, incelikle dokunmuş senaryosu ve Mark Duplass’ın etkileyici oyunculuğuyla dikkat çeken, senenin bağımsız sürprizlerinden biri geliyor.

FESTİVALLER

2012 Sundance, SXSW, Seattle, Munich, Athens

İstanbul: 18 Şubat (19.30) / Budak

THE SESSİONS (AŞK SEANSLARI) – 2012 ABD

Mark’ın pedere sorması gereken çok önemli bir sorusu var. Bir kadını İncil’de anlatıldığı şekilde tanıması, yani cinsel ilişkiye girmesi mümkün mü? Mark, çocuk felci nedeniyle sakat kalmış ve zamanının çoğunu solunum cihazına bağlı geçiriyor ama her şeyi hissediyor. Aslında yıllardır patlamayı bekleyen bir bomba gibi. Yardım Helen Hunt’da vücut bulan bir seks terapistinden geliyor. Altı seans yapacaklar ve birbirlerine âşık olmayacaklar. Kurallar bu kadar basit ama tabi ki uygulaması söylemesinden zor, çünkü adam müthiş! Film, festivallerde seyirci tarafından en çok beğenilen filmlerden biriydi. Gerçek bir hikâyeye dayanan çok keyifli bir ‘sakıncalı’ film olan Aşk Seansları’nı on yedi yaşından küçüklerin tek başına izlemesi yasaklanmış. En tuhaf sahnelerde dahi gözünüzü ekrandan ayırmanız zor çünkü her şey çok samimi, rahat ve uysal. Seyircinin bu kadar sevmesine hiç şaşmamak lazım.

FESTİVALLER

2012 San Sebastian Audience, Sundance Audience&Special Jury, Independent Spirit Awards 2012 Sundance, Toronto, Zurich, Athens, San Sebastian, London

İSTANBUL: 18 Şubat (19.30) / İstinyePark

JİN – 2013 TÜRKİYE

Eğer bir filmle ilgili en iyi açılış diye bir yarışma olsa – ki belki vardır – bu film onun kazananı olur. Dağın el değmemiş bir noktasında nefis bir manzara, tam bir sukünet, ağaçlar, bitkiler, kuşlar, kaçan bir hayvan, saklanan bir diğeri ve bir çift badem göz. Doğadaki her şey gibi ürkek, masum ve vahşi görünen bir çift kadın gözü. Derken bu mükemmel tamlıkta sahneye düşen ve her şeyi yok eden bir bomba. Reha Erdem, Kosmos’da ustalaştığı şiirsel sinematik anlatımına devam ediyor. Bu kez çok gerçek bir konuyla ilgileniyor: PKK kaçağı Kürt bir kızın doğunun damgalanmış dağlarından inip, batının rüya dünyasına – dayısının İzmir’deki evine – yaptığı yolculuk. O, yolda pek çok tehlikeyle karşılaşırken, biz de Türkiye’nin sorunlarına bir kere daha tanıklık ediyoruz. Ama yönetmenin büyülü şamanik dünyasını ve şiirin merhametsiz güzelliğini hiç mi hiç terketmeden.

FESTİVALLER

2013 Berlinale

İSTANBUL: 18 Şubat (21.30) / Fitaş

ON THE ROAD (YOLDA)

Jack Kerouac’ın ‘Yolda’ kitabı sinemaya uyarlanması en zor edebi yapıtlardan biri olarak anılıyordu. Ama kitap basıldıktan yarım asır sonra bu işe soyunan kişi, Motosiklet Günlüğü’nün yönetmeni Walter Salles olunca içimiz biraz rahatladı. İzlemeye başladıktan sonra ise kaygı yerini güvenli bir tatmine bıraktı. Evet, kitabın ruhunu yakalamış! Yazar olmak isteyen bir genç ve onun en az kendisi kadar kaybolmuş görünen akıl hocası beraber bir yolculuğa çıkıyorlar. Hayatı beklemeye mi alıyorlar yoksa beraber hayatı keşfetmeye mi çalışıyorlar bilinmez. Muhtemelen ikisi de. Yolda pek çok kişi onlara katılıyor. İkinci Dünya Savaşı sonunda gençlere kalan kaybolmuş dünyanın minik bir modeli gibiler. Kendilerini şiirde, cazda, uyuşturucuda ve sekste arıyorlar. Bu yeni dünyada kim olduklarını bulmaya çalışan çaylaklar için büyümek ve sorumluluk almayı öğrenmek ise zaman alıyor.

FESTİVALLER

2012 Cannes, Toronto, Munich, Athens

İSTANBUL: 18 Şubat (22.00)

BERNİE’NİN SUÇU NE?

Cenaze müdürü Bernie Tiede, kasabada çok sevilen ve herkesin çok saygı duyduğu birisidir. Bernie’yle tanışan herkes onun sakinliğine, cana yakınlığına ve rahatlatıcılığına hayran olmakta, kasabadaki cenaze törenleri onun varlığı sayesinde huşu içinde gerçekleşmektedir. Ta ki bu saygı duyulan, sevgi dolu karakterin bir cinayet işlemiş olabileceği haberi ortalığı sarana kadar. Bernie’nin Suçu Ne? her ne kadar kara komedi türünün son zamanlardaki en iyi örneklerinden biri olsa da aslında Texas Monthly gazetesinin muhabiri Skip Hollandsworth tarafından kaleme alınan gerçek bir hikâyeden uyarlama. Hollandsworth daha sonra senaryoda da Richard Linklater’la birlikte çalışmış ve daha da ilginci filmde röportaj veren kasaba sakinleri kendilerini canlandırmışlar. Richard Linklater’ın kurmaca ve belgeseli tuhaf bir şekilde bir araya getirdiği zarif filminde Jack Black ve Shirley MacLaine performanslarıyla harikalar yaratıyor.

FESTİVALER

2011 Los Angeles, Rio de Janerio, London, 2012 San Francisco, Champs-Elysées

İSTANBUL: 18 Şubat (22.00)

BİZ BİRLİĞİZ: HACKTİVİSTLERİN HİKAYESİ – 2012 ABD

Hacktivistlerin Hikâyesi bizi Anonim’in karmaşık kültürüne ve geçmişine, Christopher Pole’un 4chan web sitesini kurduğu yıllara götürüyor. Tom Cruise’un da yer aldığı bir Scientology videosu yayınladıklarında hayran kitlelerini ve ‘anonim’ ortaklarını epey arttırdılar. Ama asıl başarıyı Tunus’ta başlayan Arap baharında yakaladılar. Hükümet internet erişimini kesince, dünya olup bitenden 4chan hackerları sayesinde haberdar oldu. Üyeler, yazarlar, akademisyenler gibi pek çok kişiyle röportajlara yer veren belgeselde aslında bir grup afacanın yaramazlıklarının küresel bir harekete dönüşmesinin nefes kesici evrimi anlatılıyor. Bir nesil ergenin büyürken elde ettiği büyük başarının hikâyesi.

FESTİVALLER

2012 L.A Downtown En İyi Belgesel

İSTANBUL: 18 Şubat (22.00)

!f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat]

!f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat] !f İstanbul 2013 – Bugün hangi filmler var? [18 Şubat]

Etiket: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,